AH ŞU KESME İMİ, NE SORUNLUSUN SEN!..

Ah Şu Kesme İmi, Ne Sorunlusun Sen!..

İşin, kuralın aslını anımsatıyorsunuz ona: “Yazınızdaki ‘Arapça’dan’, ‘Farsça’dan’, ‘Türkçe’nin’, ‘Türkçe’leştirmeliyiz… yazımları yanlış; çünkü özel adlardan türemiş adlara getirilen ekler kesme imiyle ayrılmaz. (bkz: yazım kılavuzları)”

Edebiyata Genel Bir Bakış

Edebiyata Genel Bir Bakış

Estetik Yönseme  Edebiyatın tarihsel gelişim çizgisine bakıldığında, sözlü edebiyatlarda anlatım becerisini estetiğin ilk ve temel özelliği olarak saptamamız olanaklıdır. Bu becerinin temelinde inandırıcılık ve etkileyicilik bulunur. Elbette bu iki temel özellik, anlatıcının elinde anlatmaya değer(etkileyici) bir ‘hikâye’nin bulunduğu varsayımına dayanmaktadır. Sanatı doğanın taklidi olarak gören Aristotales; mimesisi, gerçekliğin taklide dayalı temsili, katarsisi de anlatıcının alımlayıcıda […]

ALMA İLE ÇALMA ARASINDAKİ KALIN ÇİZGİ

Alma İle Çalma Arasındaki Kalın Çizgi

Dijital girişimcilik kavramının ağırlığını hissettirdiği yayıncılık dünyasında, her alanda olduğu gibi kârlı işlerin peşinde koşuşturmak günümüz şartlarında doğal karşılanıyor. Ancak ‘amaç’ haline gelen kâr, ürün niteliğini tehdit eder boyutlarda. Ürün niteliğini tehdit eden şey, ürün güvenliğini de tehdit ediyor. İçerik ve fikir hırsızlığı kavramları adliye koridorlarının sıradan konuları arasında yerini almış durumda.  Eser sahibinin öncelikle […]

Sosyal Medya: Dil ve Kültür Erozyonu

Sosyal Medya: Dil ve Kültür Erozyonu

Sosyal Medyaya ilk zamanlar hepimiz; gelişen dinamikler içerisinde, kahve sohbetlerinin yerini almaya aday dijital platformlar olarak, sempati duyduk. Hesaplar açıp, arkadaşlar ekleyip, paylaşımlar yaptık. Siyasiler, bilim insanları, sanatçılar seslerini “Sosyal Medya” hesaplarından duyurmaya başladı. Sıradan insan; dünyanın her tarafındaki tanıdıklarına, tanış olmak istediklerine, şöhretli güzel kadınlara ve yakışıklı beylere, aktörlere, aktrislere, yazarlara, çizerlere klavyedeki tuşlar […]

Bir Kitap, İki Dergi

Bir Kitap, İki Dergi

Yaz ayları benim hayatımda, bireysel yönü ağır basan faaliyetlerle geçiyor. Yazmaktan çok okumak ve gezmek… Öğrencilikten kurtulamayışımdandır belki. Böylece öğrencilik yıllarımı önemsediğimi, özlemle andığımı söylemiş olayım. “Yazma Serüveni, Mezun Vermeyen Okul” başlıklı yazıyla kast ettiğim biraz da buydu. Tatil günlerinde sadece okuyorum, okumaya daha fazla fırsat buluyorum. Gezmenin, bir anlamda okumak olduğuna inanırım. Zaten yazdıklarını […]

Özgün Yazı

Özgün Yazı

Okuma alışkanlığının yüksek olduğu toplumlarda, bir çok yazar ve şairin geçimini kalemiyle kazandığını biliyoruz. Kendini yazarak ifade eden, geçim ya da okur kaygısı olmadan yazan insanlar da çoğunlukta. Okur katkısını önemseme alışkanlığı, bir “yazma nedeni” olarak yazarı daha üretken kılıyor. Esasen yazma nedeni ne olursa olsun yazılan ürünleri değerli kılan şey, okuyana “buna değdi” dedirtecek […]